Aklın Otizm Hali
Hayata bir kere olsun otizm penceresinden bakabilmek, belkide çoğumuzun doyurmaya çalıştığı bir merak olgumuzdur. Kendi gerçeklik algımızla otizm davranışlarını değerlendirdiğimiz de yanılma olasılığımız elbette yüksek olacaktır. Neden etrafında dönüyor? Neden parmaklarını ağzına sokup duruyor? Neden kendi kendine mırıldanıyor? Birçok cevap bekleyen neden soruları otizmli bireylerin steriotipik davranışlarını oluşturmaktadır.
Birçok ebeveyn için çocuklarının bu davranışlarını anlamsız, saçma sapan, onu dışarıdan çok kötü gösteren olarak görmektedir. Steriotipik davranışların nedenine bakıldığında, birçok etki sıralanabilir; duyusal ihtiyaç, kaygı, heyecan, korku ya da farklı bir etki ile gelen etki sona erse de devam eden bir davranış repertuarı. Otizmli bireyin davranışlarını değerlendirmede uzmanlar ve iyi gözlemci ebeveynler doğru bulgulara ulaşabilmektedir.
Peki otizmli bir akıl nasıl düşünür? sorusunu nasıl cevaplayabiliriz. “Anne o nerede?” diyerek odasından salondaki annesinin yanına giderek bu soruyu yönelten aklın çalışma prensibine bakalım. Çocuk oda da silgisini kaybetmiştir, kendisi ne kaybettiğini bilir ama bulamaz, genelde ekonomik konuşmayı tercih ettiğinden annesine “anne o nerede?” diye sorar. Bakıldığında içerisinde birçok sosyal beceri içeren bu olguda eksik yan “herkesin aklı tektir” düşüncesi. Yani çocuk kastettiğinin ne olduğunu biliyor ve kendi bildiğinin herkes tarafından bilindiğini düşünüyor. Zihin kuramı becerilerinin eksikliği bu nokta da iletişimde kopmaya sebep oluyor.
Trafikte önümüzdeki, yanımızdaki ya da gerimizdeki arabaların durumuna göre sürüşümüzü şekillendiririz. Sosyal ortamda da başkalarının varlığı bizim davranışlarımızı etkilemektedir. Başkalarının zihinlerinden geçenler bizim için önemlidir ve üzerimizde bilinçli ya da bilinçsiz etkileri olmaktadır. Tıpkı satranç oynar gibi yaptığımız hamleleri birde karşımızdakinin aklıyla değerlendirip en uygun kararı verme gayreti içindeyizdir çoğu kez. Otizmli bireylerde ise durum biraz farklı. başkalarının zihinlerinden geçenlerin ne oldukları ilgilerini çoğu kez çekmemekte, kendi zihinlerinde olanların herkeste aynı olabileceğini varsaymaktadırlar. Bu durum uygun davranış geliştirmelerine engel olmakta, sosyal ortamlarda yetersiz kalmalarını doğurmaktadır.
Zihin kuramı öğretilerinin otizmli bireylerin hayatlarını kolaylaştırıcı kazanımlar sağlayacağı aşikar görünmektedir.
