Duyu Bütünleme/ Bütünleyememe
Duyu bütünleme, bireyin kendi vücudundan ve çevreden aldığı duyusal bilgilerin organize edildiği ve vücudun çevreye uygun kullanımını destekleyen nörolojik bir süreçtir. Duyusal bilgilerin sinir sisteminde ayırt edilmesi, kaydedilmesi, modülasyonu ve entegre edilerek organize edilmesini sağlar.
Beynimiz, birçok ayrı sistemden duyusal girdi almaktadır. Her biri ayrı sistemlerden gelen bu duyusal bilgileri yorumlar, bütünleştirir, düzenler ve işlemleriz. Bu sayede aldığımız bu uyaranlara uygun tepkiler oluştururuz. Ancak duyu bütünleme bozukluğu olan çocukların sinir sistemi tipik çocuklarla karşılaştırıldığında “farklı şekilde bir iletim ağı” nın söz konusu olduğu, bu nedenle alınan duyusal girdilerin verimli bir şekilde işlenemediği görülmüştür.
Öğrenme piramidi incelendiğinde duyusal işlemleme sürecinin akademik öğrenme, davranışlar ve günlük yaşam becerilerini de etkilemekte olduğu sonucuna ulaşabiliriz. Çünkü bu piramide göre öğrenme, davranışlar ve günlük yaşam becerilerinin en alt basamağında merkezi sinir sistemi tarafından organize edilen duyusal alan bulunmaktadır. Ancak duyusal işlemleme becerilerini (gerekli olan duyusal uyaranı kaydedip anlamlı bir yanıt oluşturabilmek ve gereksiz uyaranları göz ardı edebilmek) gerçekleştirebilen bir çocuk sırasıyla duyu-motor, algı-motor ve en üst basamak olan akademik öğrenme ve günlük yaşam becerileri basamaklarını sağlıklı bir şekilde tırmanabilir. Örneğin, duyusal işlemleme becerileri yeterli olan bir çocuk dersi dinlerken dışarıdan gelen ambulans sesini görmezden gelerek dersi dinlemeye devam edebilirken bu konuda yetersizlik yaşayan bir çocuk dışarıdan gelen uyaranlar arasından kendisi için gerekli olanı ayırt edemeyeceğinden dikkati kolayca dağılır ve öğrenme etkilenir.
Herkesçe bilinen görme, işitme, koklama, tat alma ve dokunma duyularının yanı sıra vücudumuzdan aldığımız proprioseptif ve vestibüler duyular da bulunmaktadır. Duyu bütünleme, tüm bu duyuları organize edebilmeyi ve bunun sonucunda anlamlı yanıtlar oluşturabilmeyi kapsar. Bu süreci tamamladıktan sonra vücut şeması, postural kontrol, motor planlama gibi duyu-motor beceriler; el-göz koordinasyonu, görsel-uzaysal algı, iletişim becerileri, dikkat merkezli fonksiyonlar gibi algı-motor beceriler ve son olarak da akademik beceriler ve günlük yaşam becerileri gelişir. Bu sürecin herhangi bir basamağında yaşanan yetersizliklerin üst basamakları da olumsuz etkilediği görülmüştür.
Duyu bütünleme nörolojik bir süreç olduğundan bu süreci aksatan herhangi bir fonksiyon bozukluğu da nörolojik bir bozukluk olarak karşımıza çıkmaktadır ve bu fonksiyon bozukluğunun gelişim bozukluklarına da sebep olduğu düşünülmektedir. Duyu bütünleme becerisinde yetersizlik yaşayan bireylerde; davranışları planlayabilmekte, duyusal girdileri organize edebilmekte, öğrenme ve davranışı etkileyen uygun eylem ve girişimlerde bulunmakta, adaptif ve anlamlı cevaplar oluşturmakta zorluk yaşarlar. Zorluk yaşanan bu alanlar günlük yaşamda sıklıkla duyusal arayış ya da kaçınmalar, hiperaktivite, dikkat bozuklukları, davranış problemleri, sosyal problemler, konuşma problemleri, kaba ve ince motor becerilerde yetersizlik, hipertonus/hipotonus, denge problemleri, öğrenme güçlükleri, motor planlamada yetersizlik, koordinasyon problemleri gibi günlük yaşam becerilerini ve öğrenmeyi etkileyen çeşitli problemler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özetle; merkezi sinir sistemi, uyaran analizini ya da modülasyonunu doğru bir biçimde yapamadığında uygun olmayan bir uyarılma seviyesi ile karşılaşırız. Çocuk, bu durumda ya fazla yüksek ya da olması gerekenden düşük bir aktivite seviyesi sergiler.
Ergoterapistlerin bu alandaki temel amaçları; uygun aktivite seviyesini organize edebilmeyi sağlama, hedefe odaklanma ve dikkat süresini artırma, hedefe odaklanırken gereksiz uyaranları bastırabilme ve duyusal bilgilerimizi doğru ve anlamlı şekilde kullanabilme yeteneği geliştirmektir.
